megryantr.sitemynet.com
meg-ryan-is-the-new-face-for-baume-mercier-2.jpg

MEGaSAYFA
VİDEO
FİLMLERİ
FİLM FOTO
FOTO ALBÜM
ÖZEL
MEG2003
NOSTALJİ
KAPAK
RÖPORTAJ
HABER
ELEŞTİRİLER
Link

RÖPORTAJ


MEG RYAN II

megryanmmr.jpg

Tüm dünyanın filmleri ile olduğu kadar özel hayatı ile de en çok konuştuğu aktrislerden biri olan Meg Ryan ve özel hayatı hakkında yapılan bir söyleşi bu ünlü oyuncuyu daha yakından tanımanıza yardımcı olacak.


-Senin için sıradan bir gün nasıl geçiyor?
-Eylül ayından beri Los Angeles'tayım. Oğlum Jack'in okulu burada. Jack en önemli kişi benim için. Fakat tek bir yerde kalmak benim için oldukça zor. Nerdeyse delirecek gibiyim.

-Neden?
-Bilmiyorum. Ben gerçekten bir çingeneyim. Yeni yerleri, yeni şehirleri ve otelleri seviyorum. Oda servisinden birşeyler istemeye bayılıyorum. Gelse de olur, gelmese de umrumda değil. Sipariş beklemeyi seviyorum.

-40 yaşına yeni basmış olmak nasıl bir duygu?
-Benim için çok ilginç değil. 40 yaşında olmasaydınız ne yapacaktınız? Bu konunun dışındayım. Ne anlama geldiğini bilmiyorum. Hayatımı bir şekle soktum ve bunu yaptığım için çok mutluyum.

-30 yaşında ne hissetmiştin?
-Bu kadar rahat değildim. Hayatı gerçekten seviyorum. Etrafıma bakıyorum ve hayatın gidişini seviyorum. Bu farklı hissettiğiniz anlamına mı geliyor? Geçen yıl farklı hissediyordum. Her şeyin beni canlandırdığını düşünüyorum. Insanların hayal ettiği bir yaşama sahipsiniz. Sevdiğiniz bir iş, evlilik, çocuk, ün ve para.

-Fakat bu seni mutlu etmedi öyle değil mi?
-Hayır, bu beni kapsamıyor. Minnettarım, bir çocuğum var ve onun ne kadar muhteşem olduğuna inanmazsınız. Çok akıllı, şefkatli ve sevgi dolu. Ve arkadaşlarım var, bunun için Tanrıya her gün şükrediyorum. Fakat hala kendimi bir arayış içinde buluyorum.Ne aradığımı ise bilmiyorum. Bu devamlı olarak korktuğunuz, bilmediğiniz bir şeye doğru haraket etmek gibi. Her zaman yapamadığım bir şeyler var, gitmediğim bazı yerler, tanışmadığım bazı insanlar var. Hiçbir zaman arkama yaslanıp İşte, bu deyip rahatlamadım.

-Dennis ile evliliğini bitirirken en büyük korkuların ne oldu?
-Bilenenden bilinmeyene gitmek. Fakat dönüşüme inanırım. Hayatımda neredeyse herkes bir düğmeye basar ve hayatlarında bir dönüşüm yaşarlar. Ailenizden birinin ölmesi, boşanma, yeni bir çocuk, yeni bir ilişki…Bunun olması gereken bir şey olduğunu hissettim.

-Neden? Evliliğinizde ne gibi sorunlar vardı?
-Bu konu hakkında gerçekten konuşmak istemiyorum. Benim için bu konu bitti.

-Bu seçim zor muydu?
-Oldukça. Çok uzun, çok uzun zaman sonra seçimi yaptım.

-Kendi ailenin de boşanmış olması nedeniyle Jack için ne gibi önlemler aldın?
-Dennis ve benim ailem boşanmış bir aile. Bu nedenle bu kararı almak uzun sürdü çünkü Jack vardı. Biz onun güvende olmaya ihtiyacı olduğunu biliyoruz.

-Sen ve Dennis hala birlikte vakit geçiriyorsunuz. İlişkiniz şimdi nasıl?
-Mükemmel, demek istediğim bizler insanız. Bazen zor olabiliyor ve yanlış anlaşmalar olabiliyor. Genelde oğlumuzun mutluluğu için bir araya geliyoruz.

-Bu arada Russel Crowe etkeni de var öyle değil mi?
-Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum.

-Senin bu ilişkiyi onun çok hızlı yaşaması nedeniyle bitirdiğin söyleniyor?
-Arkadaşım hakkında konuşmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Bu onun dünyası. Hala konuşuyoruz. Bu konu hakkında onun konuşmasını tercih ederim.

-Böyle zor bir durumdayken halkın gözü önünde olmak nasıldı?
-Çok korkunç bir deneyimdi. O ana kadar ünlü olduğum gerçeğini inkar edebiliyordum. Hayatımı çok fazla etkilemiyordu. Fakat bu kadar büyük bir ilgi yüzüme bir tokat gibi indi. Hakkımda çok kötü şeyler yazıldı. Bunlar hakkında konuşmak istemiyorum. Çünkü ben ne kadar konuşmaya çalışsam da insanlar istediklerine inanacaklar, bu nedenle de çenemi kapadım.

-Pişmanlık var mı?
-Yaşamımda tek pişman olduğum zamanlar korkunun beni yendiği zamanlardır.

-Yalnız olmak nasıl?
-Neşeli, eğlenceli. Fakat kötü yanları da var fakat daha çok eğlenceli.

-Eğlenceli olan yanı ne?
-Erkekleri şimdi çok daha farklı görüyorum. Uzun zamandır bir kayanın altındaydım.

-Biriyle birlikte misin?
-Bu sorulara 15 yıl önce cevap vermeliydim.

meg-ryanst.jpg

-Herkesin beğendiği bir kadınsın. Fakat sen aynaya baktığında ne hissediyorsun?
-Bacaklarımın daha uzun olmasını isterdim. Ayaklarımın daha küçük olmasını isterdim. Saçlarımın daha uzun olmasını isterdim.

-Tekrar evlenmeyi düşünür müsün?
-Evet, evliliği seviyorum. Fakat birini ya da bir şeyleri bulmayı sevmiyorum.

-Geçen yıla dönersek ne gibi dersler aldın?
-Büyümek zor fakat bir yıl içinde elde ettiğin yer, tahmin edemeyeceğin bir yol. Her şeye dönüp baktığımda insanlar bana sadece bekle, her şey iyi olacak diyor.

-Verilebilecek en iyi nasihat ne olabilir?
-Neyin doğru olduğu konusunda uyanık ol.

-Bütün bu değişikliklerden sonra hayattaki korkuların neler?
-Bazen hayatım boyunca yalnız kalmaktan korkuyorum. Bazense söylediğim her şeyin birer saçmalık olmasından

Meg Ryan Ve Sırları

ryan173.jpg

Özel hayatı ile ilgili ser verip sır vermeyen Meg Ryan ile yapılan ilginç bir söyleşi...


Meg Ryan'ı hepimiz sevimli görünüşü ile tanırız fakat şirin oyuncu son günlerde zor günler yaşıyor. İlk önce Gladyatör'ün başrol oyuncusu Russel Crowe ile olan ilişkisi nedeniyle dokuz yıllık evliliği sona erdi. Sonra da uğruna her şeyini bıraktığı Crowe tarafından terk edildi.

Özel hayatı konusunda konuşmayı sevmeyen güzel yıldız ile yapılan ilginç ve bir o kadar da gergin sohbette neler konuşuldu dersiniz?


-Herkes senin şirin olduğunu düşünüyor, küçük bir kız şirin olabilir fakat olgun bir kadının şirin görünmesi sence nasıl bir duygu? Hakkında böyle düşünülmesi seni üzüyor mu?
-Hayır, ben neysem o'yum.

Fakat bu aralar hayatın biraz karışık, Dennis Quaid ile dokuz yıldır süren evliliğin bitti, üzgün olmalısın bir de sevimli bir oğlun var. Bu ayrılık gerginlikten mi kaynaklandı yani aynaya baktığında solduğunu görüp, en güzel yıllarının geçtiğini mi fark ettin?
-Hayır.

-Ya da Russell Crowe etkisi mi?
-Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum, özel hayatın özel kalması gerektiğini düşünüyorum.

-Çok fazla ses getiren bir olay olduğu için sordum?
-Evet, çoğu kişi bu olayla çok eğlendiler.

-You've Got Mail'de seninle birlikte çalışan Greg Kinnear, senin için "Meg'in yüzeyinin derinliklerinde bir tür karmaşa var. Kişiliğinde sizin fark etmediğiniz bir karışıklık var" demişti. Bu sence doğru mu?
-Kesinlikle havai biri değilim. Hepimizin karanlık taraflarının olduğunu düşünüyorum.

-Psikolojini nasıl değerlendiriyorsun?
-Sadece herkes gibi her şeyin beni bunalttığı dönemlerim var.

-Peki karanlık tarafına daldığında ne yapıyorsun?
-Ben buna dalmak demiyorum, fakat meditasyon yapmayı seviyorum. Bazen sadece düşüncelerimin susmasına ihtiyaç duyuyorum. Yoga'yı bıraktım çünkü koşmak kalçalarımı zorluyor bu nedenle böyle yöntemler buldum

-Şu an oğlun ile ayrısın, ona zarar vereceğini düşünüyor mu?
-Hayır, ben kimseye zarar vermem.

-Russel Crowe senin gözlerine pırıltı mı verdi?
-Bu konu hakkında konuşmayacağımı söylemiştim.

-Onun Avustralyalı olduğunu biliyor muydun?
-Evet.

-Bu Avustralyalı geldi ve Amerikalı bir aileyi mahvetti, böyle mi düşünüyorsun? Demek istediğim Hitler gibi değil mi?
-Nasıl yani? Bu, hiçbir anlama gelmiyor. Neden şimdi Hitler'den bahsediyoruz.

-Çünkü Hitler Avustralyalı, öyle değil mi?
-(susuyor) Vakit doldu.







Mesajınız Var

megbyz.jpg

Mesajınız Var'da üçüncü kez Nora Ephron'la çalışıyorsunuz. Sizi birarada tutan nedir?


- Nora ile olan ilişkimi seviyorum. 10 yıllık bir birliktelik. Onun yazdıklarını okuyunca hayran kalıyorum.


Nora'yı iyi tanıyor gibi hissediyor musunuz kendinizi?


- Hayır, onu gerçekten biliyor gibi hissetmiyorum kendimi. Haritayı biliyorum da, çevreyi tanımıyorum gibi... Bazen çok duygusal olabiliyor, bazı konularda da çok sert. Bir de hep teybe alınıyormuş gibi konuşuyor.


Mesajınız Var'daki rolünüz When Harry Met Sally'deki Sally, ya da Sleepless in Seatlle'daki Annie gibi mi?


- Hayır, hayır... Benim için bu film birinin kendi sesini bulmasının hikayesi. Ne diyeceğini bilemediği sahneler oluyor. Karakterin komik yanı da burada...


İşinizdeki konu bu olabilir mi, karakterin sesini bulmak?


- Evet. Kafasındakileri açık açık konuşabilmek ve bildiğim gerçek diyebilmek, birinin yaşamında önemli bir değişiklik. Bunu farklı şeyler körükleyebiliyor: Bu bazılarında öfke, bazılarında hayal kırıklığı, bazılarında ise karmaşa ya da neşe olabiliyor. İşte bunun için şairliği çok ilginç buluyorum. Çünkü onların istekleri, arzuları var.


Uzun süredir şair Sylvia Plath'ın yaşımı hakkında bir film yapmak istiyorsunuz. Eşi Ted Hughes tarafından yayınlanan Birthday Letters'ı okudunuz mu?


- Evet. Plath'ı anlatan bazı bölümleri gerçekten mükemmel. Ama bazen çok da samimi olmadığını düşünüyorum. Karısını birkaç yıl gerçekten sevdiğine inanıyorum.


Sizden küçük bir kardeşiniz olsaydı, film işine girmeden önce ona ne öğütlerdiniz?


- İlk söyleyeceğim şey Rahat ol olurdu herhalde... Çünkü bu işin büyük bir kısmı şansa bağlı. Belki biraz karamsar bir düşünce ama işin temelinde sakin olmak yatıyor gibi geliyor. Bir keresinde bir reklam filmi için denemelere katılanların kasetini seyretmiştim. Orada kimin paraya ihtiyacı olduğu için katıldığını, kimin o anda kendine güvenmediğini, kimin oraya sırf zevk için geldiğini çok iyi anlayabiliyorsunuz. Her şey rahat ve sakin olmakta yatıyor. Bunu yapabilenlerin başarılı olduklarını da görüyorsunuz. Tom Hanks'in bu kadar başarılı olmasının bir nedeni de bu bence; bu işi bu kadar kolay gibi gösterebilmesi. İşte başarı bu...



MEG ROPÖRTAJ

meg1_r.jpg

Hollywood'un şirin kızı "Meg Ryan"
Hollywood'un şirin starı, özel hayatında nasıl bir insan olduğunu anlatıyor...

"When Harry Met Sally..." filminde harika bir orgazm taklidi yaptı, daha sonra radyoda duyduğu bir sese aşık oldu (Sleepless in Seattle), bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de can düşmanına abayı yaktı (You' ve Got Mail)... Ama hepsi bu da değil! Şöyle bir bakıldığında Meg Ryan'ı romantik komedilerden ayrı düşünmek imkansız gibi.

-Günlük yaşamınızda bilgisayar kullanıyor musunuz?

Aslında yaklaşık iki yıldır bilgisayar kullanıyorum. Daha önceleri hiç ihtiyaç duymamştım. Sanırım "You' ve got mail" filminden sonra bilgisayar bir zorunluluk oldu benim için.

-Peki bilgisayarınıza bir hacker girseydi, sizi utandırabilecek sırlarınızı bulabilir miydi?

-Açıkçası bilgisayarımda, başkaları gördüğünde utunacağım bilgilerin olduğunu düşünmüyorum. Gerçi ben arkadaşlarıma çok sık e-mail yazıyorum. Ve eğer arkadaşlar arasında konuşulanlar utanç verici olarak kabul ediliyorsa, evet...

-Şimdiye kadar hiç chat odalarına girip sohbet ettiniz mi?

-Şimdiye kadar sadece birkaç defa chat yaptım. Ancak konuşulanları anlamadığım için çok uzun kalmadım. Zaten tanımadığım insanlarla da konuşmak hoşuma gitmiyor!

-Sizin adınıza ya da başka Hollywood oyuncularının adına açılan hayran sitelerini hiç dolaştınız mı?

-Hayır hiç dolaşmadım. Ama bir keresinde FBI'dan bir telefon aldım. Birileri benim pornografik fotoğraflarımla bir site açmış...

-Gerçekten mi? Herhalde sizin büyük bir hayranınızdı bu kişi. Kendinizi onurlandırılmış hissettiniz mi?

-Belki bu bir onurdur (gülüyor)... Tabii bunu bir kompliman olarak kabul edebilirsek!

-Demek ki birileri sizin yüzünüzü kullanarak fotomontaj yöntemini uygulamış. Hangi vücudun kullanıldığını biliyor musunuz?

-Hayır... Merak etmiyorum da zaten!

-Eşiniz Dennis Quaid ve oğlunuz Jack'le birlikte Hollywood'tan oldukça uzak bir yerlerde yaşıyorsunuz... Yaşadığınız yerlerde bilgisayarın önemi var mı?

-Aslında hayır. Ama ben doğanın içinde olup da, aynı zamanda bütün dünyada nelerin olup bittiğini öğrenebilmekten çok hoşlanıyorum. İnterneti seviyorum.

-Sizin aynı zamanda Los Angele'da ve New York'da da eviniz var. En çok nerede yaşamaktan mutlu oluyorsunuz?

-Açıkçası her an L.A'den kaçabilmek şansımın olmasını çok seviyorum. Bu durum beni oldukça rahatlatıyor. Ancak Jack, L.A'yi daha çok seviyor. Bu yüzden hepimizin sevdiği yerlerde kalmaya çalışıyoruz.


kl_cent14.jpg

Anket

Meg Ryan'la hangi filmde beraber oynamak isterdiniz?
Mesajınız Var
Melekler Şehri
Fransız Öpücüğü
Büyülü Çift
Yaşam Kanıtı

megryan.jpg


megryantr@mynet.com

isf.jpg